Hani hepimiz çocuk olduk değil mi? En azından bıdıklık dönemimiz oldu...O dönemlerde kimimiz oyunlara daldı,kimimiz işe güce,kimimiz bir şekerin,çikolatanın peşindeydi,kimimiz ekmeğinin derdinde...Çocuk olan herkesin oyun geçmişi vardır.Çocuk olanlardan bahsediyorum.Dünyanın gamına,kasavetine dalmış ufalmış büyüklerden değil;bahsım oyun oynayan güruhtan.Bende bu güruha dahil insanlardan biriydim.Ve o abuk sabuk oyun aşamalarından ve oyunlar sırasında dile getirilen tekerleme diyeceğim tekerleme değil (belkide tekerleme),şarkı türkü,metin ne denir bilmiyorum.Yine tekerleme en uygunu belkide tekerlemedir gerçekten...Çocuk tekerlemeleri....Saçmalama en uygunu...buldum ismini...Saçmalama diyeceğim bunlara bundan sonra..Güzel oturdu bee.....Evet saçmalamalardan bahsedeceğim...
Genelde kızlı erkekli oynanan oyunlarda saymaca diye akıllara durgunluk verecek bir şey vardır (şey diyorum çünkü tanımlayamamıyorum eğer uçan bir şey olsaydı U.F.O derdim): Bu şey ile ya yanınıza bir yandaşı seçersiniz veya oyunda ebe olacak zavallıyı seçersiniz (unutmadan ebe kavramınıda bir köşeye not alayım onada değineceğim)... Ve sayma denilen şeye gelelim:
-Hadi Ayşe sayalım çıkan ebe olsun (Ebe yaa... Tabi sen suyu ısıt,başının arkaşına yastığıda al ben ellerimi yıkayıp geleceğim...neyse birazdan değineceğim bu Ebelik kurumuna)...
-Peki Turan (Çocuğa böyle işim konurmu Allah aşkına...bu çocuğun direkt pala bıyık doğmuş olması lazım ki o zaman da ona Pala dense daha mantıklı olur...Turan yavrum göster amcalara şeyini...oldu mu hem isim Turan hem senin yaptığın muameleye bak olmadı olmaz,o yüzden Turan ismi çocuğa konmaz,geçici bir isim koy büyüyünce Turanını,ülküsünü kendi seçer...)
Ayşe sayar:
(Buraya dikkat!)
-O,mo,kara do,şima şima şim do,elfen do....sen çıktın yum
??????????!!!!!!!!?????????????!!!!!
Akıllı bir çocuk ne yapar: İlk sağına sonra,soluna bakar...İlk Ayşeden şüphelenir...İçine Şeytan mı kaçtı,ayine mi geldim anasını satim...ürperme gelir...ve 2 saniye içinde topuk...ordan uzaklaşır....
Bu ne yahu! O,mo,kara do....Buyur??...Yetmedi sen cümleyi yarım dinledin o yüzden anlamadın (cümle???)...O,mo,kara do,şima şima şim do,elfen do....Ben hala anlamadım...Turan hızla annesinin veya babasının yanına koşar ki,Ayşenin ona kara büyü felan yapmaya çalıştığını zanneder....Hayır Ayşe bu ayini yaptı bitirdi..Eyvallah...Bişicikte anlamadık...Saymış Turan çıkmış ve yumacakmış....Yani....??????...Ne yapacak...Kesin ayin yapıyor bu Ayşe...Ya satanist oldu bu yaşta veya karabüyücünün biri oldu....
-Ayşe hani biz "yakan top" oynayacaktık...?
E be! Turan! E be! Turan!...Oynayacağın oyunun adından da mı uyanmadın..."Yakan top"...Yancan işte...baştan belii.Eve kapan bir dahada çıkma bence....Anneyi babayıda ikna et de taşının yavrum o mahalleden...
Peki bu şeyler bu kadar mı...?...HAYIIIRRRRRRR....Bitmez...
Yine küçük kızların ne için olduğunu hala anlayabilmiş olmadığım bir şeyleri var (bu daha çok tekerlemeye yakın),saçmalama var....
Kız grubu hep bir ağızdan ortaya doğru,genelde bir erkeğe doğru,İsmide Mustafa ise hele hele,şöyle bişi söylerler:
-Mustafa mıstık/Arabaya kıstık/Üç mum yaktık/Seyrine baktık........
MANYAK MISINIZ ALLAH AŞKINA...PSİKOPAT MISINIZ....Zavallı Mustafa'yı neden arabaya kıstırdınızda üç mum yakıp,seyrine bakıyorsunuz...Ruh hastası mısınız yahu!Nedir ufacık yaşınızdaki bu kin nefret...Çocuğun ismi Mustafa diye bu kadar eziyet edilir mi...Mumu niye yakıyorsunuz ayrıca....Sabah-Akşam kıstırdığınız Mustafayı izlemek için mi?...İşkence küçük yaşta benliklere yerleştiriliyor...Birde neşeyle göbek ata ata söylerler.Allahtan ismim Mustafa değil...Olsa evden çıkamazdım bu Saçmalamayı duyduktan sonra...
Çocuk denilen zevat salaktır,beyinle değil omurlik soğanıyla hareket ederler...Hayır beyinle hareket eden insan altına sıçıp,olmayacak hareketler yapıp,sonrasında yere düşüp düşüp ağlamaz...Omurlik soğanıyla yaşam desteğini sağlıyo ki bu zevatlar kakasını,çişini o yüzden tutamıyor...Neyse daha neler var bu saçmalamalar arasında...Aklıma geldikçe yazıyorum işte...
Bir tane daha sayma Saçmalaması:
Ayşe: - Turan hadi saklanbaç oynayalım (bencede saklan ve unut Ayşeyi bi yerlerde,birde sen hala Ayşeyle neden oyun oynuyorsun hala başına gelecekleri anlamadın mı,E be Turan! E be Turan!)
Turan: - Peki (Oğlum sen baştan gönüllü çıkmışsın veya iyice safsın hala "peki"???)
Ayşe: - Çık çıkalım çayıra (Ayşe niyeti bozdu galiba), yem verelim ördeğe (hööö???),ördek yemini yemeden (çayırda ördek besliyo....) TURANIMMMM....YAVRUUUMMMM...KAAAAÇÇÇ...Ayşe sağlam pabuç değil),ciyak viyak (veya miyak..farketmez) demeden (Aha ördekte gitti...),hakkuru hukkur çıktın çıkardın kimi çıkardın... (neiiiiii????????).......
Turan:?????!!!!????
Turan hızla annesine kaçar.....
Ben sana ne diyeyim Turancığım...Akıl denilen şeyden insan bir nebzemi nasibini almaz yahu!!!...Ah Turanım ah!!!
Bak aklıma bir saymaca şeysi daha geldi...Sürekli böyle saymaca şeysi geliyor aklıma....
Ayşe: -Turannnnnnnn........ İstop oynayalım aşağıya gel...... (İstop......isme bak...elin gevurunun stop'u bize gelmiş istop olmuş...herkeste Sulukule ingilizcesi var....istop.....çok güldüm)
Turan da sağ göz seğirmeye başlar...Bağımlı gibi annesini bırakıp aşağıya doğru yol alır...içindeki sayılma arzusuna karşı koyamaz....
Turan: Sayalım Ayşeciğim.......(Ayşeciğim???Bu ne samimiyet,noluyo??Hayır bu ne kadar laçkalık,rahatlık anlayamıyorum artık bu Turanı!!!)
Ayşe:-Turan gözün seyiriyor senin...Hayırdır.....
Turan:- Ayşe Allahıma kitabıma çabuk say.....Dayanamıyorum....
Ayşe:-Turan neden titriyorsun,Ayperi Hanım Teyzeeeeeee........
Turan:Ayşe say çabuk....say dedim..........
Ayperi:-Ayşe kızım nooldu?
Turan:Anne gir içeri,Ayşe sende çabuk say..sıçtırma bacağına....
Ayşe ağlamaya başlar...
Ayşe:-Ayperi (fırk) Hanım(fırk)Teyze(fırk) bana ne dediiiiiiiiiiiii.............
Ayperi:-Turan ne biçim konuşuyosun sen! Azına biber sürecem,baban eve gelsin onada söylicem (mazoşit-ispit bir anneymiş bu Ayperide)
Turan:-Allahın adını verdim biri saysın artık bak titremem arttı,gidiyorum,noolurrrrrrrrrrr......fena oluyorum....
Ayperi:-Ayyy..Ayyyy...Oğlan gitti...gidiyor...gitti (gitti mi gidiyor mu???)...Ayşe kızım sayı ver...Ayyyy....Giitti..Gidiyor...Gitti...(Ne garip mahalle burası yahu...hangi meridyene denk geldiyse hepsi bi tuhaf)
Ayşe:........
Ayperi:-Ayşe kızım sayı verseneee....
Ayşe:-Unuttum ama Ayperi Teyze...Bana bağırınca unuttum..........
Ayperi:-Turan yiğidim,oğlum ben saysam olur mu???!!??
Turan:-O...O...O sayacak.....(Turanda şiraze iyice kaymaktadır)...
Ayperi:-Ayşe çocuğum,Allah rızası için bişi sayı ver...Turan gidiyor (Bu arada Ayperi çoktan aşağıya inmiştirde Turanın başını kucağına almıştır,siz Ayperiyi ne sandınız öyle pencere önü saksısı annelerden mi..hiheyttt....)
Ayşe:-Po...Portakalı...
Turan:-Duymuyorum yüksek sesleeeee...
Ayperi:-Yüksekce be güzel kızım...yüksekce...
Ayşe:-Portakalı soydum....
Turan:-Ohhhhh..Devam...Daha yüksek.....
Ayperi:-Daha yüksek be kızanım (Kızan...Hah..bi Rumelilik eksikti)
Ayşe:-PORTAKALI SOYDUM (aferim!) / BAŞUCUMA KOYDUM (deme yav!)/ BEN BİR YALAN UYDURDUM (hiç şaşmadım niyeyse)/ DUMA DUMA DUM (al işte yine)/DEDEMİN BIYIĞINA KONDURDUM (kuş mu....Ayşe var bi tuhaflık sende)/DUMA DUMA DUM....(bravo Ayşe beni bir kez daha fethettin,bu kadar olur yani,benimle evlenir misin?)...
Turan kendine gelir,düzelir ve ayağa kalkar..yine Turan çıkmıştır...hep Turan çıkmaktadır ve yuman,ebe olan,istopta can alan bir yaratık olmuştur artık...Yıllar yıllar boyu Ayşeyle saymaca oynadılar...ama hiç oyunların özüne dönemediler...çünkü Turan sayma bağımlısı olmuştu artık...Ayşeden 3 çocuğu oldu..Birisi Duma,biri Şime,sonuncuda Hakkuru...Gökten 3 elma düşmüş Turan hiç oralı olmamış...
Bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz...Ebe mevzunu not etmiştik yukarıda...Oyunlarda cezalı kimseye niyeyse "Ebe" deniyor...Güzelim mesleği ceza kurumuna döndürmek hankı sivri fikirli şahsiyetin aklına geldiyse canı gönülden yanaklarını şamarlamak istiyorum...Acaba bir argo küfür olan: "- Senin ebeni..." şeklinde başlayıp bayağı bir uzun süren küfür bu oyundaki ebeye mi ediliyor...Ama benim ebem niye olsun oyundaki herkesin,hepimizin ebesi o...Yok o direkt bize gelen bir küfürmüş buna kanaat getirdim...Neyse öze dönelim:Cezalı bir insan neden "Ebe" diye nitelenmiş beni merak aldı şimdi...
-Ebesin koçum sen...
-Erkekden ebe olur (Rum veledimiz neden olmasın)...
-?!!??!!??
-Ebesin mızıkçılık yapma!!!
-İyi more...kim hamiledir..kimi doortacaiz....(bayağı bayağı Rum velet yavv...)
-??!!!???
..............
Eeee..böyle gerzekçe espriler sonunda dayağı yer oturur olacağı bu...
Henüz "Ebe mevzunu çözemedik değil mi? Öyle bişi mi vaat etmiştim ki...Yoooo...Bu kadar bu mevzuu....
Başlık konusuna dönüp konuyu kapatacağım (normalde konuyu toparlayıp,kapatacağım demem lazım iken,sadece kapatacağım demem toplama ile uğraşmayacağım ve de arkamı sizin toplamanız içindi)...
Birdiribir....
Aslolan Bir Birdir..Eeee...E'si iyilik sağlık.... Oyunu hepiniz ve hepimiz(nasıl bir çoğul kişiliğim var,varın siz hesap edin) biliriz: Bir yastık (duvara yaslanmış şahıs) ve yastığın apış arasına doğru dizilmiş minder pozisyonunda insanlar...herkes birbirinin apış arasına başını sokar...Sonradan bu oyunu abartıp da zevkin doruğuna ulaşan zevatları E-5 Cevizlibağ-Merter mevkiinde bulabilirsiniz...Ayrıca pek sıhhi bir oyun olmadığını anlamışsınızdır...Herkesin apış arasına giren bir kafa var sonuç itibariyle....Minder olmayan diğer takım (haaa..bir de bunlar takım mı?Bir grup gerzek yetmedi,iki grup,hatta üçlü dörtlü gruplar olabilir mi?Senin apış aranın genişliğine bağlı bir şey sonuç itibariyle) sırasıyla minderlerin üstüne "birdirbir,ikidiriki,üçtürüç..." deyip atlarlar....matematiği yeni öğrenen birinci sınıf öğrencisi gibi...bir=bir (deme yahu...bak bak bak...),iki=iki (hadcanım),hatta üç=üç (kanıtlayabilir misin?).....sonrada minderlerin sırt nahiyesine kıçını yerleştirmiş kişi görünüşlü organizmamız sorar tek mi-çift mi,hede mi-hödü mü...?
-Valla pirim,tek mi çift mi diyerek kıçının loplarından bahsediyorsan ikisinide L3 de hissedebiliyorum,hatta üçüncü bişi hissediyorum ki düşündüğüm şey değildir umarım....Tek anasını satim oyyyyy..belim.........
Evet bu garip,anlaması zor,düşünmesi gereksiz,teklifi saçma oyunda böyle....
Sonuç itibariyle çocukken salaksınızdır (bir gram ekmek uğruna çırpınan yavrucuklar hariç,onlar şanssız nurlarıdır bu dünyanın...)...Söylediğiniz kelimelerin anlamı,oynağınız oyunların kuralları yoktur...Sadece büyüyene kadar zaman öldürmek zorundasınızdır ve bu zamanı da büyüyünce yapamayacağınız saçmalıklar arasında harcarsınız...Konuşmanız saçmadır ve anlaşılmaz,hareketleriniz saçmadır ve anlaşılmaz,anlamsız bir dünyada sizsinizdir gerçek,gerçekler anlamsız...
Ayşe:- Cimcim makarna/Makarnacının küreği/Hop hop eder yüreği....................................
Turan:-Ayşe yatar mısın bu tür fanteziler beni heyecanlandırmıyor artık...lütfen yatar mısın...
Ayşe:- Ama Turan,Makarnacının küreği......
Turan:-.............
Ayşe:-Turan?
Turan:-......
Ayşe:-Tu.....uyumuş......!!!
The sonfinend
31 Temmuz 2008 Perşembe
Ve...

Ve Döndüm sonunda...
Çok,pek çok uzun aradan sonra döndüm. Daha önceden edebiyat yapayım, az biraz köşeşinden bulaşayımı dert edinmemden dolayı bu kadar uzadı. Edebiyat namına bişi çıkmıyor.Serbest atış köşesi bundan sonra hergün yazar mıyım bilmiyorum. Sonuçta sadece abuk da olsa,sabuk da olsa öylesine bişiler karalamak istiyorum.Normal hayatta arkadaşlar arasında (normal hayat??) yazışırken geyiğin sonu yok.Futboldan açılsa konu hatunlara geliyor sonunda...Ülke meselesinden başlasan ne zaman içelime geliyo...Geyiğin,atmanın,sallamanın sonu yok,hatta aklımda bir fikir var ki bu yazışmalardan süper geyik bir kitap olur bence (Görüldüğü üzere edebiyat felan kaygısı olmadan gayet serbest cümleler çıkıyor; hatta "süper geyik" , "atma,sallama" gibi gayet argolarla dolu bir yazı oluyor...oh beee...). Ha! konu ne peki diyeceksiniz veya benim öyle saf bir umudum var... Evet birileri yazdıklarımı okuyacak,mutlaka okuyacak,okumalılar....yok öyle birşey....kendime yontuyorum sadece...Konu demiştik değil mi... Valla Allah ne verdiyse,o gün kısmette ne varsa,nimetimiz neyse...Anne geyik,baba geyik,yavru geyik (ivrenç bir espiri kusura bakmayacaksınız artık...İyide madem kimse okumayacak neden hitap şeklinde yazıyorsun,sıs len (içimdeki kişilikler kavga ediyor,bu arada parantez içinde parantez oldu (okura salak muamelesi yapıp herşeyi açıklamaya başladım galiba (hani kimse okumayacaktı (biri şu parantezleri kapasın (sıs len (terbiyesiz seni (noluyo yaw))))))))...umarım parantezleri doğru kapatmışımdır,açık parantez sevmemde....konu demiştik...dediğimizlede kaldık,araya kötü bir espiri almak durumunda kalmıştım,ne kötüydü ama...KONU.....tamam len....(...) <---- bu ne şimdi...YAAAAAAAAAAAAAAAA..........K-O-N-U....
Evet fazla karmaşıklaşmadan konular canımın istediği şekilde,kıçımdan uydurduğum şekilde damlayacak göl olacak,laf lafı açacak ve sonunu bağlayamayacağım....ne konusu yav... geyikte konu felan olmaz,Allah ne verdiyse yetinmeyi bileceğiz.....
Peki bu yazının konusu ne....geri dönüşüm için açılış yazısı,açıklama,basın açıklaması,vicdan muhasebesi,katma değer vergisi,kapı kolu,hamam böceği,ayşekadın,kadınbudu,coşkun sabah....uysada bir uymayanada iki.....büyük ihtimalle okunası yazı bu yazının üzerinde olacak...en son yazılan üstte olacağından bu yazının tam tepesinde ikinci bir yazı olacak...sıralama ters biraz...onun konusu şu ki (....) <-------- bu ne kardeşim araya Fight Club'daki gibi parçamı atıyorsun......Deli herhalde kendi kendine yazıyor....Yani bişi itiraf edeyim: Böyle yazması daha bir güzelmiş,kendimi Selahattin Duman gibi hissettim...Konusu:Çocuklukta veya çocukluk dönemimizde ısrarla kullandığımız tekerleme gibi şeyler (adı var mı bilmiyorum o garip şeylerin yukarıya bakın anlarsınız (yahu! habire şu parantizleri kim açıyor (parantiz,o ne ola ki? (hoop..anında yalnışı bulurum (yalnış?? (hoop...oltaya gel (iyide gereğinden fazla parantiz açıldı gene (parantiz değil yavrum parantez,gene ne? yine o (ne oltalık yaratıksın (... (aha! araya parça girdi yine (kapatın artık şu parantezleri (taam lan baarma al kapattık)))))))))))).........Ohhhhh...hoşbulduk bu arada...hadi yukarı çıkalım.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)