
Yaşamımızın belli dönemlerde isyan etmişliğimiz olmuştur,yaşamın aksayan düzensiz taraflarına dair...Halbuki bilinen evrenin oluşumu da bir düzensizlik şaheseridir,bir düzensizlik yansımasıdır.Evrenin oluşumu bir dengesizlik sürecinin yansımasıdır.Evrenin oluşumu sırasında ortaya çıkan maddelere karşın evren bu maddelerin anti-maddelerini de yaratmıştır.Maddenin varolup,evrenin genişleyebilmesi için bir dengesizliğe ihtiayç vardı.Örneğin oluşan 100 milyon anti-maddeye karşın,oluşacak 100 milyon artı bir maddeye ihtiyaç vardı ki,evren oluşumunu sürdürebilsin.Görüldüğü üzere hepimizin hayatı bir dengesizliğin,o artı bir maddenin ürünüdür. Yaşamımızdaki varolan karmaşanın evrendeki yansıması böyleyken ve sistemin oluşumu bir dengesizlik ürünüyken bizler o dengeyi bulmaya çalışıyoruz.Düzensiz ve dengesiz bir olay sonucu hayat bulduk,düzeni ve dengeyi isteyen bir hayata doğru...
Ayrıca şuda görülmüştür ki;evrenin ilk oluşumu sırasında,büyük patlama anı ve daha sonrası,sadece varolan bir enerji vardı.Maddeler enerjilerden meydana geldiler.Nasıl Einstein'ın E=MC2 ' si maddeden enerji üretebileceğini kanıtladıysa,nükleer bombalarda madde en küçük atomlarına kadar parçalanarak enerji açığa çıkarır,evrenin oluşumunda tersi durum sözkonusudur.İşte enerjiden oluşan madde,ki içinde bizlerde varız,özü enerji olan madde nasıl oluyorda bu kadar durağan olabiliyor yaşama karşı...İçimdeki yaşam enerjisi bitti derken evrenin yaratım sürecine ters düşmüyormuyuz.Özümüz enerji değil mi bizim...Nasıl oluyorda yıldızlar milyarlarca yıl sonra içindeki enerjiyi tüketerek süpernovaya dönüşüyorlar,daha sonrada küçülüp yok oluyorlar...Bizler içimizdeki enerjiyi nasıl oluyorda bu kadar çabuk tüketebiliyoruz...Bir kaç yıllık zaman diliminde yok ediyoruz kendimizi...Yazarken aklıma geldi,her şeyimizle evrenin birer parçasıyız.İlahi düzen birebir bizi evrenin kopyası yapmış.Hepimizin üzerine yıldız tozları serpili...Yaşam ve evrenden örnek verilecek olursa:
- Canlılarda yaşam bir sperm ve bir yumurtadan meydana gelir,gezegenlerin oluşmasında,ki savunulan teori,gezegenler daha soğumamışken çarpan astreoşdler,kuyruklu yıldızlar gezegenimizde yaşamı oluşturmuş.Şekil itiabariyle bakılırsa gezegenler dişi yumurtaları,astreodiler ve kuyruklu yıldızlar,hele ki kuyruklu yıldızlar,şekil itibariyle sperme benzemektedir.
- İkinci örneğe gelince;yıldızlar ve insanlar: Evren oluştuğunda helym ve hidrojen elementleri vardı.Yıldızlar ilk doğduklarında evrende bulunan elementleri yaratmaya başlarlar.Helyum ve hidrojen sürekli birleşerek yeni elementler,yeni elementlerde diğer yeni elementleri oluşturmaya başlarlar.Yanlış hatırlamıyorsam üç hidrojenin birleşmesi karbonu meydana getiriyor örneğin. Bu element oluşturma süreci demiri oluşturana kadar devam etmektedir.En son ve en ağır elemnt demirdir.Ta ki yıldızın çekirdeği tamamen demire dönene kadar.Bu süpernova oluşumudurçSüpernovaya dönen yıldız içine çöker ve dışa doğru patlar.Artık demirden daha ağır elemntler oluşmaya başlar.Ve yeni elementler oluşturma süreci devam eder...Burda yıldızın doğma-büyüme-ölme evreleri insana benzemiyor mu? Aslında sadece insanla sınırlamakta doğru olmayabilir.Yaşayan tüm varlıkları katabilirz bu katagoriye...Evet insanda bir yıldız gibi doğar,çevresinde yeni şeyler yaratır örneğin duygular,düşünceler,anılar...Çevresine sürekli etki ederekyeni duygular,düşünceler,istekler,mutluluklar,özlemler,sevgiler,hüzünler,arzular....yaratır.Belli bir yaştan sonra ise süper-nine,dede gibi süper-nova olurlar.....içlerine çökerler ve küçülürler,şekil itibariyle....ve beklenen son...ölüm....ama o ölüm yeni bir başlangıç olur..bir çiçeğe mineral,bir böceğe besin...ve yaratma süreci devam eder tekrar...
İşte bu ve buna benzer bir çok örnekleme yapılabilir. Bizler içinde yaşamış olduğumuz kozmosun birer parçasıyız.Bizler kozmosun minyatür halleriyiz.Her element ısındığında kendi frekansında ışık gönderir...Yaydığımız ışık kozmosu aydınlatıyor,ama farkında değiliz.
Not:Yukarıdaki bilgilerin birebir doğru olduğunu söyleyemem,hatalar olmuş olabilir.Bu konuda uzman değilim ama ilgiliyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder