21 Temmuz 2007 Cumartesi

KARDA KAYAK


KARDA KAYAK

Güçlüsün sen,atlatırsın...evet ben, hep güçlüyüm...de bunun kime ne faydası var...

Yamacındaki insanları tuzlu damlalarınla ıslatmamak lazım...böylece onlara "acı"yı hatırlatmamış olursun...olay bundan ibaret...iyi de faydası ne...

***

Hayat benimle oynar;hem de öyle bir oynar ki...bi şey yapamam..sıramı beklerim...Kaderin milyonlarca koordinatından ikisi çakışma noktasına gelene kadar yürürüm,yürürken zaman daha çabuk akar diye... sonsuzun içinde bi nokta olup yürürüm...

***

Bir an gelir,ipler elimde sanırım..birini seversem bütün dünya kutsayacak duygumu ve elele verip zarar vermeyecekler ona sanırım...sonrası kayıp...

***

gerçekten tercih edilebilir mi?risk almadan yaşamak?oysa ben, risklerle kayak yaparım;

gerçek hayatta gerçekler yüzüne çarparken ,gerçekten birinin elini tutup düşüp ,sonra kalkıp gerçekten tutup en sonunda birlikte alınan her nefesi karlarla kaplı bir dağın tepesinden dipsiz uçurumlara atıp.........

***

ertesi sabah, ellerini hala sımsıkı tutacak kadar güçlü hissetmek ve tekrar nefes almaya başlayıp her turda bir daha bir daha ölmek.........çok mu ağır geliyor insanlara...bu nedenle mi ,hayali tek kişilik sevgilerini içlerinde oksijensiz bırakıp zayıflayıp karanlık rutubetli bar köşelerinde hiç doğmayan hayatları kadehler döküp bi de utanmadan seviyorum sözcüğünü tellaffuz etmeyi tercih ederler?

rüya bu...hiç canın yanmadı,böyle iyi misin?sen orada şairlik tasla ya da o orada beynini süngere çevirsin düşünemesin gülsün ama neden güldüğünü bilmesin...

sona geldiğimizde rüya toprağın altına,kayak da karların altına... ve ondan sonra...sonsuza kadar...onlara ne oldu?

MYDYINGBRIDE

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder